İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Ethem Feyzi Acar-Mevlidi Şerif 1.Bölüm

Mefhar-i mevcûdât, Hazret-i Fahr-i Âlem Muhammed Mustafa’ra salavât.
Allah adın zikredelim evvelâ, Vâcip oldur cümle işte her kula.
Allah adın her kim ol evvel ana, Her işi âsan ide Allah ana.
Allah adı olsa her işin önü, Hergiz ebter olmaya anın sonu.
Her nefeste Allah adın de müdam, Aşk ile Allah adıyla ol her iş tamam.
Bir kez Allah dese aşk ile lisan, Dökülür cümle günah misli hazan.
İsmi pâkin pâk olur zikreyleyen, Her murada erişir Allah diyen.
Aşk ile gel imdi Allah diyelim, Dert ile gözyaşı ile ah idelim.
Ola kim rahmet kıla ol padişah, Ol Kerîmü, ol Rahîmü, ol ilah.
Birdir ol, birliğine şek yoktur, Gerçi yanlış söyleyenler çoktur.
Cümle âlem yok iken ol var idi, Yaratılmıştan Gani Cebbar idi.
Var iken ol, yok idi ins ü melek, Arş u ferş u ay u gün hem nuh felek.
Sun’ı ile bunları ol var eyledi, Birliğine cümle ikrar eyledi.
Kudretin izhar edip hem ol Celil, Birliğine bunları kıldı delil.
Ol dedi, bir kere var oldu cihan, Olma derse, mahvolur ol dem heman.
Bâri ne hacet kılarız sözü çok, Birdir Allah, andan artık ilah yok.
Ger dilersiniz bulasınız oddan necat, Aşk ile dert ile edin as-salat.
Essalatü vesselamü aleyke ya Resulallah, Essalatü vesselamü aleyke ya Habiballah, Essalatü vesselamü aleyke ya Seyyide’l-evveline ve’l-ahirin.
Ey azizler, işte başlarız söze, Bir vasiyet kılarız illa size.
Ol vasiyet ki derim her kim tuta, Misk gibi kokusu canlarda tüte.
Hakk Teâlâ rahmet eyleye ana, Kim beni bir dua ile ana.
Her kim diler bu duada buluna, Fatiha ihsan ede ben kuluna.
****
Seyyid-i kâinat, Hazret-i Fahr-i Âlem Muhammed Mustafa’ra salavât.
Âmine hatun Muhammed ânesi, Ol sadeften doğdu ol dürdanesi.
Çünki Abdullah’tan oldu hâmile, Vakt erişti hefte vü eyyam ile.
Hem Muhammed gelmesi oldu yakın, Çok alametler belürdi gelmeden.
Ol Rebiulevvel ayının gecesi, On ikinci gecesi isneyn gecesi.
Ol gece kim doğdu ol hayrü’l-beşer, Ânesi anda neler gördü, neler.
Dedi: Gördüm ol Habibin ânesi, Bir acep nur kim, güneş pervanesi.
Berk urup çıktı evimden nagehan, Göklere dek nur ile doldu cihan.
Gökler açıldı ve feth oldu zulmet, Üç melek gördüm elinde üç alem.
Biri meşrik, biri mağripte onun, Biri damında dikildi Kâbe’nin.
Bildim onlardan kim ol halkın yeği, Kim yakın oldu cihana gelmeyi.
İndiler gökten melekler saf saf, Kabe gibi kıldılar evim tavaf.
Geldi huriler bölük bölük bu nur, Yüzleri nurundan evim doldu nur.
Hem hava üzere döşendi bir döşek, Adı Sündüs, döşeyen anı melek.
Çün göründü bana bu işler ayan, Hayret içinde kalmış idim ben heman.
Yarılıp duvar çıktı nagehan, Geldi üç huri bana oldu ayan.
Bazılar derler ki ol üç dilberin, Asiye idi biri ol meh-peykerin.
Biri Meryem hatun idi aşikâr, Birisi hem hurilerden bir nigâr.
Geldiler lütf ile ol üç meh-cebin, Verdiler bana selam ol dem hemin.
Çevre yanıma gelip oturdular, Muhammed Mustafa’yı birbirine muştular.
Dediler: Oğlun gibi hiçbir oğul, Yaratılalı cihan gelmiş değil.
Bu senin oğlun gibi kadri celil, Bir anaya vermemiştir ol Celil.
Ulu devlet buldun ey dildar sen, Doğiserdir senden ol hulk-i hasen.
Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır, Bu gelen tevhid-i irfan kânıdır.
Bu gelen aşkına devreyler felek, Yüzüne müştaktır ins u melek.
Bu gece ol gecedir kim, ol şerif, Nur ile âlemleri eyler latif.
Bu gece dünyayı ol cennet kılar, Bu gece eşyaya Hakk rahmet kılar.
Bu gece şadan olur erbab-ı dil, Bu gece can verir ashab-ı dil.
Şefaat ya Resulallah.
Rahmeten li’l-âlemindir Muhammed Mustafa, Hem şefîu’l-müznibîndir Muhammed Mustafa.
Vasfını bu resme tertip ettiler, Ol mübarek nuru tergip ettiler.
Âmine eder çün vakit oldu tamam, Kim vücuda gele ol hayrü’l-enam.
Susadım gayet hararetten katî, Sundular bir cam dolu su şerbeti.
Şerbeti karşımda tuttu huriler, “Bunu sana verdi Allah” dediler.
Kardan ak idi ve hem soğuk idi, Lezzeti dahi şekerde yok idi.
İçtim anı oldu cismim nura gark, Edemezdim kendimi nurdan fark.
Geldi bir ak kuş kanadıyla revan, Arkamı sıvayarak kuvvetle heman.
Doğdu ol saatte ol sultan-ı din, Nura gark oldu semavat u zemin.
Sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ, Hattâ tenâlû cenneten ve naîmâ.
Essalatü vesselamü aleyke ya Resulallah, Essalatü vesselamü aleyke ya Habiballah, Essalatü vesselamü aleyke ya Seyyide’l-evveline ve’l-ahirin.
Âmin. Allahümme ya Rabbi bi-cahi nebiyyike’l-Mustafa ve resulike’l-Murtaza, tahhir kulûbena min külli vasfın yübâiduna an müşahedetike ve muhabbetik. Ve emitna ale’s-sünneti ve’l-cemaati ve’ş-şevki ila likaike ya ze’l-celali ve’l-ikram. Bi-rahmetike ya erhame’r-rahimin. Velhamdülillahi Rabbi’l-alemin el-Fatiha.
****
Yaratılmış cümle oldu şâdumân, Gam gidip âlem yeniden buldu can.
Cümle zerrât-ı cihan edip nida, Çağrışuben dediler kim merhaba.
Merhaba ey âli sultan merhaba, Merhaba ey kân-ı irfan merhaba.
Merhaba ey sırr-ı Furkan merhaba, Merhaba ey derde derman merhaba.
Merhaba ey bülbül-ü bağ-ı cemal, Merhaba ey âşinâ-yı Zü’l-celâl.
Merhaba ey mâh-ı hurşîd-i hüda, Merhaba ey Hakk’tan olmayan cüda.
Merhaba ey âsî ümmet melcei merhaba, Merhaba ey çaresizler eş-şefî.
Merhaba ey cân-ı bâkî merhaba, Merhaba ey uşşâka sâkî merhaba.
Merhaba ey kurretü’l-ayn-i Halîl, Merhaba ey has-ı mahbûb-ı Celîl.
Merhaba rahmeten li’l-âlemîn, Merhaba sensin şefîu’l-müznibîn.
Merhaba ey padişah-ı du cihan, Senin için oldu kevn ile mekan.
Ey cemali gün yüzü bedr-i münîr, Ey kamu düşmüşlere sen destgîr.
Destgîrisin kamu üftadenin, Hem penahı bende-i azadenin.
Ey gönüller derdinin dermanı sen, Ey yaratılmışların sultanı sen.
Sensin ol sultan cümle enbiya, Nur-ı çeşmi evliya vu asfiya.
Ey nübüvvet mührünün sen hatemi, Ey risalet tahtının sen hatemi.
Çünkü nurun ruşen etti âlemi, Gül cemalin gülşen etti âlemi.
Oldu zayi zulmet-i cehl ü dalal, Buldu bağ-ı marifet aynı kemal.
Ya Habiballah bize imdat kıl, Son nefes didarın ile şâd kıl.
Ger dilersiniz bulasınız oddan necat, Aşk ile şevk ile edin es-salat.
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinillezî câe bil-hakkıl-mübin ve erseltehû rahmeten lil-âlemîn.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.