Grup Visal-En Sevgili
Onlar “deli” diyorlardı sana,
Sen susuyordun.
“Şair” diyorlardı,
“Mecnun” diyorlardı,
Sen susuyordun…
“Seni bizim elimizden kim kurtaracak?” diyorlardı.
Sen…
Sen “Allah” diyordun!
Allah Azze ve Celle!
Allah Azze ve Celle!
Semayı haşyet kaplıyordu.
Sen “Allah” diyordun, Arş-ı Âlâ titriyordu.
Bedir’de “Allah” diyordun, Üç bin melek iniyordu alaca atlarda.
Ve 125.000 sahabe: “Anam babam sana feda olsun” diyordu.
Kalk ya Ubeyde! Kalk ya Hamza! Kalk ya Ali!
Gördünüz mü yiğitleri? Gördünüz mü Hamza’yı?
Bir fırtına kopuyor Bedir’de…
İsrafil komutasında bin melek Resûlullah’ın solunda.
Ve bir fırtına kopuyor Bedir’de…
Mikail komutasında bin melek Resûlullah’ın sağında.
Ve bir fırtına daha…
Cebrail komutasında bin melek Resûlullah’ın…
****
Âlemlerin Rabbi olan Allah, bir peygamber gönderecekse eğer, yıldızlarla duyurulur bu haber.
Mekke-i Mükerreme’de bir felaket haberi…
Yemen valisi Ebrehe Kâbe’ye saldıracak.
Abdulmuttalib’in adına iki yüz devesi; Mekke reisi develerini istiyor:
“Kâbe’nin sahibi Kâbe’yi korur.”
Ebrehe öfkeli: “Onu bana karşı hiç kimse koruyamaz!” diyor.
Kureyş’in ulusu son sözünü söylüyor: “Ben ona karışmam.”
İşte sen, Mekke halkı, işte tepelere yürür dağ başlarına…
Harem-i Şerif mahzun, Abdulmuttalib mahzun…
Kureyş’in ulusu Kâbe’nin halkasına tutunur.
Tam elli iki gün var…
Muhassab vadisinde Ebrehe’nin ordusu.
Ama döndürülünce yüzü Kâbe’ye, kapanıyor dizlerinin üstüne.
Ucu sivri demirler sokuluyor “Mamut kalksın ve yürüsün” diye, ama nafile…
Tam bu esnada gökyüzünde, Yemen tarafında bir karartı…
Kapkara bir bulut gibi, deniz üzerinden gitgide yaklaşan, yaklaştıkça netleşen bir karartı.
Ve dehşetle açılan gözler… Ve sapsarı kesilen yüzler…
Ve bir ses: “Dayanabilecekseniz bakın!” diyor.
Çünkü gökten Ebabiller yağıyor!
Yeryüzünde hiç görülmemiş kuşlar… İrili ufaklı, bölük bölük, fırka fırka…
Ve alınlarında bir yazı:
EL-KAHHÂR! EL-KAHHÂR!
Belli ki azap için yaratılmışlar. İşte başlıyor helak!
Bir yandan Ebrehe’nin ordusu, diğer yandan sicim gibi yağan taşlar…
Taşlaşmış yürekleri söküp çıkaran taşlar…
****
Bu gecenin adına İsra diyecekler…
Aç kapılarını ey yedi kat sema!
Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberlere:
De ki Hazreti Âdem’e: “Salih oğul geliyor!”
Söyle İsa’ya, havarileriyle kuytu köşelerde Allah’a sığınırken bir adım ötendeymiş gibi kokusunu aldığın ve insanlığa gelişini müjdelediğin “Ahmet geliyor!”
Yusuf’a, İdris’e, Harun’a söyle!
Musa’ya de ki: Vasıflarına hayran olup da ümmetinden olmak istediğin “Salih kardeş geliyor!”
Söyle İbrahim Peygamber’e: Dua dua yalvarıp gelmesini istediğin “Oğul geliyor!”
Aç kapılarını ey yedi kat sema!
Bu gelen: Muhammed Mustafa!
Cebrail yol gösterir ve yürür Sultanlar Sultanı…
Bu nasıl bir yürüyüştür?
Bu nasıl bir eda?
Grup Visal
Sitemizde sanatçıya ait toplam 23 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.