İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Mustafa Erdinç-Biliyor musun Anne

Biliyor musun anne? Sen yokken nasıl yaşarım diye hiç düşünmemiştim. Sen yokken bu hayat nasıl geçer diye hiç düşünmemiştim. Beni kundakladığın gibi, kefenlere de sen saracaksın zannederdim. Ah annem… Ben senin kıymetini bilemedim. Hani derler ya; “Kaybedilince anlaşılırmış” derler… Ben senin kıymetini bilemedim. Şimdi sen yoksun, ben ağlıyorum anne.
Her kabir ziyaretine geldiğimde, Seni üzdüğüm günler geliyor aklıma. Hani en sevdiğim yemekleri yapardın da Bu vefasız evladın bir bahane bulurdu. Şimdi dünyanın en güzel sofralarını getirseler ne çare? Senin ellerinin tadı, merhametli dilin, şefkatli yüreğin yok… Yok ki anne… Seni… Seni çok özlüyorum… Çok özlüyorum anne.
Hani hasta olduğumda, sabahlara kadar başucumda beklerdin ya… Ellerini semaya açıp dualar ederdin Yaradan’a: “Yavrum, kuzum iyi olsun” derdin. “Senin ağrıların bana geçsin, sızıların benim, uykularım senin olsun” derdin. “Sen üzülme, incinme, hasta olma” derdin. Şimdi sen yoksun… Ateşler içinde yanıyorum, ateşler içinde anne!
Ey yeryüzünün kanatsız meleği, şefkatli meleğim neredesin? Senin yokluğunda “anne” demenin nasıl bir duygu olduğunu anladım anne. Şimdi yanımda olsaydın, sarılsaydım boynuna, “anam” deseydim… Sürseydim gözümdeki yaşları yanaklarına, koklasaydım seni doyasıya… Söndürseydim yanan bağrımın ateşini, kırsaydım sızlayan burnumun direğini… Öpüverseydim sevgiyle bakan gözlerini… Neredesin? Neredesin? Seni çok özlüyorum, çok özlüyorum anne…
Biliyor musun anne? Her evlat annesini çok sever de, neden üzer hâlâ bilmiyorum anne. Şu sensiz yaşamaya çalıştığım dünyada, Şu sensiz tutunmaya çalıştığım yalan dünyada, Yüreğime kor gibi bir ateş düştü anne.
Sen… Sen beni emeği, göz nuru işlediğin kundaklara sardın… Affet beni anne, ben ise seni kefenlere…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.