İlahi sözleri ile dolu sitemize hoşgeldiniz...

İbrahim Sadri-Çayır Çimen

Üzerimizde bulut altımızda çayır çimen ..
Düş yaprağı kuzukulağı tulumpeyniri tadı.
Islak otların üstüne yayıldın mı he babam
Sultan süleyman`ı sen olmaz mısın
Şu üç kuruşluk dünyanın?
Aklından nice sevda nice afi
Nice fiyaka bir gelir geçer ki..
Tut bir kavaldır memleket
Bir hoyrat bir bozlak bir kırık hava
Bir ayrılık hikayesidir ki
Kırk yıldır söylenir bu dağlarda
Bu dağların eteklerinde.
Senin türkü dediğin yakılır bu toprakta
Senin yürek dediğinin şavkı düşer akan ırmağa
Yani üstte bulut altta çimen
Yani yüreğin de geniş için de.
Bir kan davası kadar tuhaf
Bir sevda öyküsü kadar
İçerden yaşamaktır hayatı burda olmak..
Burda olmak burda:
Seher yeli estiğinde hışırtılarım dinleyebileceğin
Çimenlerin koynunda..
Burda olmak burda:
Ayağına dikenlerin batacağı bir dere kenarında..
Burda olmak burda:
Kendi tarihinin ve kaderinin yazıldığı şu toprakta..
Bir kasketin olsun.
Bir kehribar tesbihin.
Bir gümüş tabakan.
Bir çakın.
Bir cep aynan.
Bir tarağın.
Bir mintanın.
Bir mendilin.
İki elin ve iki ayağın
Dik durup boyun eğmeyeceğin
Buğday başaklarım sevebileceğin
Ve Kerem gibi Ferhat gibi
Mecnun gibi Kamber gibi
Ağıtlar düzebileceğin bir enginliğin..
Ya Aslı gibi Şirin gibi
Leyla gibi Arzu gibi
Bekleyen mütevekkil onurlu ve civan yanların?
Onları da görelim..
Onları da anlat..
Onları da düz
Bir tesbih gibi bu akşam rüyalarımızın önüne..
Bu akşam rüyalarımızın önüne
Köroğlu’nu Bolu beyini çıkar.
Yıldızların altında bir yayla sofrasında
Bizim için hikayelerin büyülü sandığını aç.
Sazının teline dokun.
Yüreğimizin ince lifine…
Ruhumuzun yansıyan suretine sür sözlerimi..
Suya suretimizi düşür.
Bir varmış gibi yapalım kendimizi bir yokmuş gibi..
Bizi götür bizi al..
Hayber kal’asından
Hz. Ali’nin bütün cenklerinden bahset.
Muskalarımızı hamayıllarımızı
Hocalarımızın imamlarımızın dualarını serelim
Ve onlara dayanıp uykuya varalım..
Bir düş içinde…
Bir düş içine…
Sevelim…
Kuş kanadında bizim de bir hikayemiz olsun..
Bizim de bir Yunus’umuz
Bir Hacıbektaş’ımız
Bir Bayram velimiz
Bir Köroğlumuz olsun…
Biz de tekkeden içeri eğri odun komayalım
Biz de Ethem gibi savurup malı
Saraylarımıza bir de dağlardan bakalım…
Önce çayırı önce çimeni tutalım aynaya.
Sureti görünen suya düşen kadim bir hikaye değil mi?
Kadim bir sızı gibi
Hep orada o toprak damlı evlerin altında yaşanan…
İyi ki yıldızlar görünüyor ama.
İyi ki dağlarda kartal yuvaları oluyor.
İyi ki kekik kokulu rüzgarlar esiyor sabah olunca.
İyi ki ete kemiğe bürünüp Yunus diye görünebiliyoruz sırrınca.
Daha ne olsun ahretlik.
Hayatın hepsi bu işte…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.