İbrahim Sadri-Münih Treni
Bir bavulla gelmişler
Karaların Memet, ince Ali ve bir de Bekir
Puslu bir alaman sabahında Münih’e inmişler trenden
Biraz memleket peksimeti mendil içinde üç beş lokum
Bir de yar ilen ana baba hasreti
Bildikleri birkaç sıla türküsü
İnmişler üçüncü mevki kompartımandan
Başlarında kasketleri
Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli
Nere baksan bir soğukluk değmiş içlerine
Nere baksan insanı üşüten kocaman bir yalnızlık
Dönelim demiş Memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına
Nere baksan deli bir ayrılık düşecek burada bahtımıza
Dönelim demiş Memet yıkıp kaşlarını arkadaşlarına
Bir bavulla gelmişler
Münih’e, Viyana’ya, Berlin’e, Rotterdam’a
Çorum nire Memet, Lozan nire
Brüksel nire ali, Emirdağ nire
Konya nire Bekir, Strasburg nire
Ve Frankfurt’a ve Köln’e ve Lyon’a
Hamburg’a, Liege, Bonn’a
inmişler içlerinde memleket döne döne, yana yana
Bir bavulla gelmişler
Önce geceler bitmemiş sonra soğuk ve karanlık gündüzler
Her bir işini, tamam eylemişler atamanın
Her bir vidasını sıkmışlar
Her bir makinasına terlerini akıtmışlar
Eksilerek, didinerek ve direnerek
Sağlam basmasını bellemişler yere
Kancık pusuların yaban belaların
Ve hayın ve namert ve it kopuk Pazar sabanları çanlarının arasından
Geçirmişler yüreklerinin filiz filiz umutlarım
Hey canım
Hey adam yanlarım
Hey karaların Memet, ince Ali ve yetim Bekir
Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı
Bir kere öpebilseydiniz
O makine yağı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz
Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi
Hey canım
Hey adamlarım
Hey karanlığına atamanın ıslık çalan kahraman yanlarım
Bir bavulla gelmişler
Karaların Memet, ince Ali ve bir de Bekir
Puslu bir ataman sabahında Münih’e inmişler trenden
Biraz memleket peksimeti mendil içinde üç beş lokum
Bir de yar ilen ana baba hasreti
Bildikleri birkaç sıla türküsü
İnmişler üçüncü mevki kompartımandan
Başlarında kasketleri
Şenolasın bakalım gurbetlik şenolasın yabaneli
Şimdi onlar
Her bir sokağına değerek Avrupa’nın
Ve her bir dağında şahin olup uçarak özge vatanın
Bize bir sabahı indirirler öyle gülümseyerek çocuklarımıza
Öyle kara öyle ince öyle yetimdirler
Öyle Konya öyle Maraş öyle adana
Öyle Trabzon öyle Afyon öyle Erzurum’durlar
Öyle dadaş öyle ele öyle uşak öyle Yörük öyle Çerkez öyle doğudurlar
Ve doğururlar
Her bir sıkıştığında kalbimiz
Münih’in, Viyana’nın, Rotterdam’ın, Brüksel’in ve nice şehirlerin
Dumanların, çanların, köprülerin, kanalların
Acıların, yalnızlıkların, hasretlerin, mektupların
Ve hepsinin ötesinde o ağır gurbetliğin çöktüğünde efkarı
Gelip tutarlar ellerimizden
Karaların Memet, ince Ali ve bir de Bekir
Varsın bize alamancı desinler
Varsın bizi sofralarındaki ekmekten sonra sevsinler
Varsın yüzümüzden önce bavullarımızı gözlesinler
Biz yine de memleket kadar bir yürekte sevmekteyiz memleketi
Çünkü karaların Memet, çünkü ince Ali ve bir de Bekir çünkü
Bir bavulla geldiler
Puslu bir ataman sabahında Münih’e
Çünkü
Biraz memleket peksimeti mendil içinde üç beş lokum
Bir de yar ilen ana baba hasretini
Ve bir de bildikleri birkaç sıla türküsünü hiç düşürmediler
Sokağına Avrupa’nın
Hey canım
Hey adam yanlarım
Hey karaların Memet, ince Ali ve Bekir
Keşke gelip bir görebilseydiniz torunlarınızı
Bir kere öpebilseydiniz
O makine yağı bulaşığı elleriniz, kavruk yüzleriniz
Ve cengaver bakışlı kara gözlerinizle hepimizi
Hey canım
Hey adamlarım
Hey karanlığına alamanın ıslık çalan kahraman yanlarım
İbrahim Sadri
Sitemizde sanatçıya ait toplam 50 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.