İbrahim Sadri-Sensiz Hayat – İlahi Sözleri – En Kapsamlı Güncel İlahi Sözleri Arşivi
İlahi sözleri ile dolu sitemize hoşgeldiniz...

İbrahim Sadri-Sensiz Hayat

Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir,
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların,
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların.
Devlerin esrarını aynalara sorsaydım,
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler,
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım.
Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü,
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü,
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer,
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü.
Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini,
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir,
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini,
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir,
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından,
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından.
Madeni arzuların ardında seyre daldım,
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini,
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım.
Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü,
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü,
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali,
Hazindir ki; dertleri aşmaya umman düştü.
Ayrılığın, bağrımda büyüyen, bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz, doğrular eğri, beyaz bile karadır,
Sesini duymayanlar, girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin,
Şaşkınlığa açılır, açılır gözleri, açılır görmeyenin,
Saatlerin ardında, hep, kendimi aradım
Bir, melal zincirine, takıldı, parmaklarım
Yeryüzünde, seni bir görmüş, bir görmüş de ben, ben olsaydım
Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkûm olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü
Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra’yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekânın fırçasında solmayan resim senin
Yağmur, bir gün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş, bir gülmüş de ben, ben olsaydım,
Tavanı çöktü aşkın; duvarlar, üryan düştü
Toplumun gündemine, koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye, dengeye ziyan düştü,
Islaklığı, sanadır, ahımın, efganımın
İçimde, hicranınla, tutuşuyor nağmeler,
Sendendir, sendendir eskimeyen cevheri efkârımın,
Nazarın, ok misali, karanlıkları deler,
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
renkleri birbirinden ayıran mihenk, mihenk, senin,
Bir, hüzün ülkesine, gömülüp kaldı adım,
Kapanıyor, kapanıyor yüzüme aralanan kapılar,
Sana hicret eden bir Kureyş, bir Kureyş de ben, ben, olsaydım,
Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü
Nefesinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş, de ben, ben olsaydım,
Kardeşler arasına, heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz’an düştü
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın,
İnsanlık bahçemize sensizlikte hazan düştü
Yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde, seni özleyen, bir kuş da, ben, olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sana, sana sırılsıklam bir bakış da, ben, olsaydım
Uğrunda, koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira’dan süzülen, bir yaş da, ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da, ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de, ben olsaydım,
Yeryüzünde, seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım,
Sana hicret eden bir Kureyş de, ben, ben olsaydım,
Damar damar, seninle, hep seninle, dolsaydım
Batılı yıkmak için, kuşandığın kılıcın kabzasında,
Bir dirhem gümüş de ben, olsaydım.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.