Web sitemize hoşgeldiniz...
Beğen 1

Abdullah Tamamlar-Huda'nın Sun'una Ayine Alem

Hudâ’nın sun’una âyîne ‘âlem
Düşüpdür sâni’in mir`âtı âdem

Odur âdem ki nefsin tanımışdır
Olupdur Hızr ü İlyâs ile hemdem

Ne görürse iyi kem zîr ü bâlâ
Görür öz nefsini her bakdığı dem

Eğer râ’î eğer mer’î vü mir`ât
Kamunun aslıdır âdemdeki dem

Nefesdir bahr‐ı zât ancak hurûfu
Anın emvâcı bil ol şâd u hurrem

Göründü bahr‐ı kândan bunca emvâc
Olur zâhir gider yine kalır yem

Bu ‘âlem de bahirdir hem mevâlid
Anın emvâcıdır şekk ile demem

Hezârân mevci bir anda yok edüp
İder emsâlini tecdîd demâdem

‘Aceb misli demek gayri demek mi
Yâhud ‘aynı mı yâ cem’imi desem

Bilen ‘ayn ü bilmeyen gayr demek
Budur şâfî cevâb Allahü a’lem

Özü evvelkidir sûretle durur gayr
Ki yani cân odur terkîb o demem

Ki zîrâ cân bir oldu çok sûret
Budur kavl‐i muhakkik hem müsellem

Disen niçün bilinmez hâlî ûlâ
Çün oldur sonra niçün dir ki bilmem

Tegayyürden bilinmezlik zuhûru
Birlikden-durur didiği bilsem

Niceyse neş’e‐i ûlâda gönlü
O zevki arzular sânîde bî‐kem

Taleb evvelki zevki hükm‐i cândır
Cehl terkîbinin hükmü ol ebsem

Kamû bir noktadır ‘ilm ancak ey dost
Çoğaldıkça dolar kalbe hemm ü gam

Niyâzî taht‐ı “Bâ”da nokta oldu
Ali’nin sırrına olalı mahrem

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.