İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Muhammed İkbal-Gazel

Sen şu anda yolcusun, yer tehdidini geç,
Mısır ve Hicaz’ı geç, Şam’ı ve İran’ı geç.
Ahlakı saf olanın ödülü bambaşkadır,
Huriyi ve köşkü geç, şarabı, kadehi geç.
Gerçi Batı’nın endamı hoştur, güzeldir ama,
Ey yükseklerde uçan kuş, sakın yemi ve tuzağı geç.
Vuruşun dağları deler, Doğu-Batı senden korkar,
Hilal biçimli kılıç ol, süslü kılıftan vazgeç.
İmamın huzursuz, namazın vecdsiz…
Böyle bir imamı geç, böyle bir namazı geç.
****
Yıldızların ötesinde başka dünyalar da vardır,
Aşkın daha bambaşka imtihanları vardır.
Hayat belirtisinden yoksun değildir bu feza,
Yola dizilmiş daha yüzlerce kervanlar vardır.
Bu renk ve koku dünyasıyla yetinme sakın,
Sana daha başka bahçeler, daha başka yuvalar vardır.
Bir yuva yıkılsa ne gam, üzülmeye değmez,
Ah-u figan içinde daha nice yerler vardır.
Sen kartalsın, sadece uçmaktır senin görevin;
Unutma, senin önünde daha başka semalar vardır.
Bu gece ve gündüzlerin arasında gezip durma,
Çünkü sana daha başka zaman ve mekânlar vardır.
Toplumda yalnız kalmanın günleri artık geçti,
Burada derdime ortak daha ne sırdaşlar vardır.
****
Ne piyon kaldı ortada, ne de satranç oyunu,
Mevlana Rumi kazanmış ve Razi mat olmuştur.
Cemşid’in kadehi hâlâ parıldıyor ellerde,
Saltanat artık sadece şişe oyunu olmuştur.
Sen de namaz kılarsın gerçi, ben de namaz kılarım;
Ne senin yüreğin ne de benimki mümin olmuştur.
Türkçe de güzeldir, Arapça da güzeldir;
Ne var ki aşk dili ne Türkçe ne Arapça olmuştur.
Azer’in mesleği heykeltıraşlıktır derler,
Halillerin işi ise putları kırmak olmuştur.
Sen hayatsın, süreklilik… Akar durursun zamana,
Geriye kalan ne varsa toprak oyunu olmuştur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.