İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Muhammed İkbal-Afganlı Merhabgül

Rumlar değişti, Araplar, Hintliler değişti
Sen de ey dağlı çocuk, kendini değiştir, uyan!
Bil kendi benliğini, ey gafil Afgan!
Havan güzel, suyun bol, toprağın bereketli
Çiftçi olur mu kendi bağını sulamayan?
Bil kendi benliğini, ey gafil Afgan!
Dalgaları yüksek olmayan deniz mi olurmuş?
Fırtına mı olurmuş sakin esen rüzgârdan?
Bil kendi benliğini, ey gafil Afgan!
Kendi köklerini kendi toprağında arayan
Kulun köylülüğüne sultanlık bile kurban
Bil kendi benliğini, ey gafil Afgan!
Senin bilgisizliğin cahillerin onurunu korurken
Çekin imanlarını satan hacı hocalardan
Tanı kendi benliğini, ey gafil Afgan!
****
O genç ki bu çağı lekesiz geçmiştir
Ve onun darbesi öldürücüdür.
İşte o genç, kabilesinin göz bebeğidir.
Sulh anında Tatar ceylanından daha çekici,
Savaşta yırtıcı kaplanlardan da üstündür.
Onun duygu ateşi dünyada her şeyi yakar,
Samanın tutuşmasına bir tek kıvılcım kâfidir.
Onun fakirliğinde Ali’nin şanı var sanki
Mevla ona padişahlık debdebesi vermiştir.
Çulsuz görünüyor diye sakın onu küçük görme,
Bu çulsuz kişi, zenginlerden bile daha varlıklıdır.
****
Müminler için ümmetten ayrılmak bir ölümdür.
Herkes ayrı baş olunca, benlik tanrılık olmuştur.
Zamanın zorluklarından şikayetçi olanların
Dervişliğinde bir nebze dilencilik kalmıştır.
Çağımızda hala Allah’ın kullarına
Taşı pamuğa döndürecek bir güç bağışlanmıştır.
Ey mümin kul! Sen neredesin? Sen neredesin, neredesin?
Coşkulu yüreğin yoksa kavgada zevk kalmamıştır.
Ve güneş, doğunun sır perdesinden doğarak
Dağlarımı kına renginde aydınlatmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.