İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Gökhan Öztürk-Nasıl Dayandın Ya Resulullah

Bu zulmü sana reva gördüler, nasipsizler seni bilemediler
Türlü türlü hile pusu kurdular, yollarına diken taşlar koydular
Nasıl dayandın sen ya Resulallah
Gözü yaşlı hicret ettin Mekke’den, hüzünlü gönülle döndün Taif’ten
Sevdiklerin bir bir göçüp giderken, sessiz sessiz üzülüp de ağlarken
Nasıl dayandın sen ya Resulallah
****
Uhud’da Hamza’na bakıp ağlarken, Mus’ab bin Umeyr’e veda ederken
Şehit ashabını bir bir görürken, son kez ağlayarak veda ederken
Nasıl dayandın sen ya Resulallah
Sensiz yetim kaldı yetim ümmetin, ezan okuyamaz oldu Bilal’in
Hani çok sevdiğin Hasan Hüseyin’in, ağlar oldu sensizken Ehli Beytin
Seni çok özledi ya Resulallah
****
Karnına taş bağladın, günlerce aç kaldın
Evlatların toprağa girerken içten yandın
Gece sabahlara dek ümmetin için ağladın
Bunca zulme, bunca kedere, bunca acıya nasıl dayandın
Taif’in yollarında kanın aktı toprağa, beddua etmedin hiç, el kaldırdın Hakk’a
“Bilmiyorlar” dediğinde merhametle sığındın, seni taşlayanlara bile derman aradın
Uhud’da Hamza’nın sine-i çakını gördün, genç Mus’ab’ın üstünü bir bürdeyle örttün
Dişin kırıldı, kanadı o mübarek yanağın; ayrılık acısıyla Efendim kavruldu bağrın
Ey derdimizin tabibi, ey gönlümüzün sultanı
Sana reva görüldü bu dünyanın cefası
Biz senin hasretinle yanıp tutuşmaktayız
Şefaat eyle bize, kapında sana aşığız
Bizleri unutma ne olur ya Resulallah, ne olur ya Resulallah

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.