Web sitemize hoşgeldiniz...
Beğen 2

Abdullah Tamamlar-Agazı Kitab

Söyle ey gûyende-i esrâr-ı Hakk
Çün tulû’ itdi sana envâr-ı Hakk

Kenz-i mahfînin dilidir bu zebân
Depret anı kim demidir bu zamân

Oku seyrinden ol a’lâ serverin
Ol hümâ-yi kuds ü ol cân-perverin

Nereden geldi niye geldi o şâh
N’eyledi yâ kanda tulundu o mâh

Hoş ‘ayân et bize sözün aslını
Kıl mübeyyen faslını vü vaslını

“Küntü kenz”in mahzeninden feth-i bâb
Eyleyüp tâliblere kaldır nikâb

Bu hazâin dürlerinden kıl nisâr
Bî-nevâ alsın nevâle sad hezâr

Söylegil şîrîn kelâm ile nükât
Senge çalsın kûzerin kand-ı nebât

Kanda kim sultân-ı kevneyn ola yâd
Düşe her hüsn ehline anda kesâd

Bûy-ı zülfünden yiter bize hemîn
Bitmesin sünbül benefşe der-zemîn

Sâye-i tûbâsı besdir ümmete
Düşmesin serv ü sanevber zahmete

Söyleyen Mevlûd-i Şâh’ın mağzını
Açmasın tûtî vü bülbül ağzını

Bu sözün katında sıyt-ı bülbülân
Pîşe-i cehl içre sıklıkdır hemân

Dinle benden söze âgâz edeyin
Evc-i ma’nâ içre pervâz edeyin

Vahdet-i mahzında iken ol İlâh
Yoğ idi bu fevk u taht u kûh u gâh

Bahr-i vahdetteydi ol dürr-i yetîm
Yoğ idi kesretden âvâz ey selîm

Vahdet-i zâtında idi hep şuûn
Dahi munzam olmamışdı kâf u nûn

Yoğ idi evsâf-ı esmâdan nişân
Dinlegil anın zuhûrundan beyân

‘Âşıkı yoğ idi ma’şûk var idi
‘Andelîbi yok ‘aceb gülzâr idi

Diledi ol Hayy u Kayyûm u Kadîr
Ol tüvânâ ol Kerîm ü ol Münîr

Ol şuûnı birbirin izhâr ede
Vahdetine her biri ikrâr ede

Düzüle bu sâfilât ü ‘âliyât
Hâsıl ola cümle emr-i mümkinât

Yaşana dükkân ü bâzâr açıla
Her taraf bir nev’a gülzâr açıla

Sonradan gele bu şehrin hocası
Ya’nî insân-ı mükerrem nicesi

Kimisi tâlib kimi dellâl ola
Bey’ u bâzâr ola bir hoş hâl ola

Bu metâ’ı sanma kettân ü harîr
Bu metâ’-ı mârifetdir ey zarîr

Bu ticâret’çün gelipsin ey hoca
“Mâ halaktü’l-cinne”den oku hecâ

Ger bu söz denile tâ yevmi’l-kıyâm
Hak budur bir harfi olmaya tamâm

Olmak istersen Habîb’e âşinâ
Ver salâtı bul anınla rûşenâ

Çün bilinmek diledi ol pâk zât
Ya’nî zâtından zuhûr ide sıfât

Rûh-ı pâk-i Ahmedî mir’ât ola
Mazhariyetde bu hem bi’z-zât ola

Buna mazhar ola ‘ayn-ı mümkinât
Biline “el-hakku minnî”den nükât

Yaradılmamışdı eşyâdan vücûd
Pes temevvüc eyledi deryâ-yı cûd

Yemm-i cem’a çün irişdi bu eser
Sâhil-i farka bırakdı bir güher

Bir güherdir ol ki Nûr-ı Kibriyâ
Âşikâre olur andan ibtidâ

Ahmed’in nûrunu evvel kıldı vâr
Zât-ı nûrundan okurdu Girdigâr

Çünkü Nûr-ı Ahmedî buldu vücûd
İtdi ol dem Rabbisine beş sucûd

Beş sucûdu bize oldu beş namâz
Nâzı kogıl beş namâzı et niyâz

Rûh-ı Ahmed’den de rûh-ı enbiyâ
Yaradıldı cümleten buldu ziyâ

Enbiyâ ervâhı çün buldu zuhûr
Evliyâ ervâhı andan aldı nûr

Evliyâ rûhundan oldu mü’minûn
Böyle zâhir oldu sırr-ı kâf u nûn

Rûh-ı mü‛minlerden oldu âşiyân
Âşiyandan zâhir oldu kâfirân

Yaradıldı rûh-ı kâfirden nifâk
Ya’nî ervâh-ı münâfık oldu çâk

Gel teemmül eyle işbu san’ati
Kesrete geldikçe artar zulmeti

Bu misâli gör ki gitsin iştibâh
Nûr-ı âteşden olur dûd-ı siyâh

Rûh-ı insânîden ervâh-ı melek
Yaradıldı tâ ki zeyn oldu felek

Anın ervâhından oldu cinniyân
Cinnilerden oldu hep şeytâniyân

‘Âlem-i ervâhdan itdi iş güzer
Oldu bu milk ü melekût ser-be-ser

Hem nebâtât ü me’âdin oldu vâr
‘Unsuriyyât oldu dahi âşikâr

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.