ilahi sözleri sitemize hoş geldiniz.
Beğen 0

Mağaraya Sığınan Üç Kişi

Huzur iklimi,

O bakmadığı sürece gözler onda

O bakınca bakışlar yerde

Sesi tüm seslerin andelibiydi

Sesi karanlıkta kalan gönüllere seher vakti gibiydi

O yağmur deyince sanki şimşek çakar, yıldırımlar düşerdi

O yağmur deyince sanki kelimeler sırılsıklam

Sizden önceydi dedi

Ama ne kadar önceydi söylemedi

Üç kişiydiler

Yolda yürürken yağmura yakalandılar

Dağın eteğinde mağarayı görünce biri ve sonra diğerleri koşarak mağaraya sığındılar

Ardından büyük bir kaya düşüp dağdan mağaranın önünü kapattı

Bunun üzerine onlardan biri diğerlerine dedi ki

Hayatımızda işlediğimiz en hayırlı ameli söyleyerek Allah’tan yardım isteyelim

Düşündüler, korku ve heyecanla ne kadar düşündülerse düşündüler

Ve birinin sesi duyuldu karanlıkta:

“Ey Allah’ım

Ben her gün koyunlarımla meraya çıkar onları otlatır sonra gelip koyunlarımı sağardım

Sütü önce ihtiyar anne ve babama içirirdim

Ardından çocuklarım ve eşim içerdi

Bir gün geç kalmış sürüyü getirememiştim

Eve geldiğimde annem ve babam uyumuşlardı

Her zamanki gibi sütü sağdım baş uçlarında dikildim

Onları uykularından uyandırmak istemedim

İşte o gece gün doğuncaya kadar benim halim beklemeyle onların hali de uyumakla geçti

Ey Allah’ım şüphesiz sen bilmektesin ki

Bunu senin rızan için yaptım şu kayayı aç da gökyüzünü görelim” dedi

Ve kaya hareket etti

İçeri sızan gün ışığıyla mağara aydınlandı

Birbirlerini görebiliyorlardı

Heyecanlarını ve sevinç gözyaşlarını görebiliyorlardı

Allah’ın görme ve duymasına olan inançları ziyadeleşmişti

Bu imanla diğeri duaya başladı

Fakat dua ederken başını eğdi

Çünkü duası baş eğilecek türdendi:

“Ey rabbim, ben amcamın kızını sevmiştim

Hem de erkeklerin kadınlarını sevmekte oldukları sevginin en şiddetlisiydi

Durumları iyi değildi, paraya ihtiyaçları vardı

Bir gün benden yüz dinar istedi

Benimle birlikte olursa verebileceğimi söyledim

Kabul etmek zorunda kaldı

Bende parayı kazanmak için çalıştım ve nihayet arayı topladım

Ve sonunda amcamın kızına bu yüz dinarla kavuştum

Parayı ona verip yanıma oturunca Allah’tan kork dedi

Bende ne ona dokundum, ne de parayı geri aldım

Şüphesiz bilmektesin ki, bunu senin rızan için yaptım

Ne olur bizi bu zor durumdan kurtar” dedi

Ve yine kaya hareket ederek mağaranın onunu açtı

Ama çıkabilecekleri kadar açılmamıştı

Sanki hesap günüydü ve Allah’ın huzurundaydılar

O kadar yakın hissediyorlardı

Bu yüzden üçüncüler ağlama ve konuşma arası bir sesle duaya başladı:

“Ey mevlam şüphesiz sen bilmektesin ki ben bir işçi tutmuştum

İş sonunda ücretini verdim

Fakat almaktan çekindi ve bırakıp gitti

Ben de ona vereceğim ücretle ekin ektim

Kazandığım parayla bir sığır ve bir çoban satın aldım

Bir müddet sonra o işçi geldi ve bana ay Allah’ın kulu benim hakkımı bana ver dedi

Ben de şu sığırlara çobanına git

Çünkü onların hep senindir dedim

Adam bana benimle alay etme dedi

Ben de ona hayır seninle alay etmiyorum, bunlar gerçekten senindir dedim

EyMevla’m ben bunu senin rızan için yapmıştım

Bize yardımını lütfeyle” dedi

Ve kaya yine hareket etti

Mağaranın önü açılmıştı

Sonra peygamber sustu

Ve Peygamber sustu, yağmur durdu

Şimdi sohbetin manaları damlıyordu sahabenin kalbine

Günü geldiğinde Allah’a sunacağımız, vesile edeceğimiz salih amellerimiz olsun

Aslında her amelimiz Salih olsun

bu istek mümin için bir emeldir

Sadıklarla birlikte olmak da salih bir emeldir

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.