İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Münib Engin Noyan-Hacerul Esved Kabenin Karası

O’na, yalnız O’na dönmek, seni varlığın perçemlerinden kopardı. Ayrılık gamını göğsünden atıp, vuslat demine erdin. O’nun vechinden başka her şey helâk olur, bildin. O’ndan haber veren âyineleri paslandıran tek kara noktayı, yani enâniyetini arkana attın. Önündeki o kara noktayı, yani Kâbe’yi görmek için, seni boğan, seni yutan görünmez kara noktayı, benliğini kabından çıkarıp gördün. Kabından çıktın ve Kâbe’ye vardın. Gözlerinin karası, Kâbe’nin karasına değdi. Kalbinin karasını Kâbe’nin karasında ve “kara taş”ında yıkama zamanıdır şimdi.
Tavafa selam ile başlıyoruz. Ellerimizi uzaktan kaldırıp Hacerü’l-Esved tarafına çeviriyoruz. Avuçlarımızı bu “Kara Taş”ın adımıza şahit olması için teslimiyetle 18 çeviriyoruz. Yüzümüzü Kâbe’ye döndüğümüz gibi, benliğimizi de bu “selam” ile Kâbe’nin yüzünde eritiyoruz. Tavafın ahenkli insan seli içinde, Hacerü’l-Esved’in önü bir girdabı andırıyor. Suyun taşa değmesi gibi, insan seli de “Kara Taş”ın önünde köpürüyor, kabarıyor. Bu köpürmenin maksadı durulmak elbette.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.