ilahi sözleri sitemize hoş geldiniz.

Beğen 0

Sermayesi Eriyen Adam

Asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşmış, dillerden gönüllere işleyen, meşhur
hikâyelerden biridir buz satıcısının hikâyesi.
Arap diyarında yaz sıcağı ortalığı kasıp kavurmaktadır. Herkes serinlemek için gölge
bir yer, ferahlatacak bir rüzgâr aramaktadır.
Çarşı-Pazar kurulan bir gün buz satıcısı yüksek dağların eteklerinden getirdiği buzları
satmaya çalışıyordu. Adam buz kalıpları eriyip ziyan olmadan bir an önce onları satmalıydı.
Gel gör ki, o gün fazla hareketlilik olmadığından pek buz satılmıyordu. Öğle sıcağı da
bastırınca buzlar artık daha fazla dayanamayıp yavaş yavaş erimeye başlamıştı. Tek sermâyesi
olan buzların gözünün önünde eridiğini görmek, adamın içini de eritiyordu. Erimenin hızlanmasıyla içi yanan adam şöyle bağırmaya başlar:
“Sermâyesi güneşin altında sürekli eksilen şu kardeşinize acıyın.”
O sırada talebeleriyle birlikte oradan geçmekte olan velî bu sözleri duyunca bir nara
atar ve olduğu yere yığılır. Talebeler telaşla hocalarının yüzüne su serperler, şakaklarını ve
ellerini ovuştururlar ve merakla
“Ne oldu hocam? Neyiniz var?” diye sorarlar:
Şeyh efendi:
“Şu adamın söylediklerine dikkat edin”diyerek buz satıcısının tarafına bakar. Adam,
içinin yandığı sesinden belli olacak şekilde sürekli bağırmaktadır:
“Sermâyesi eriyen buzcudan alışveriş yapan yok mu?”
Hoca talebelerine döner ve şöyle der:
“Bu sözler beni derinden etkiledi. Eriyenin sadece buzların değil, aynı zamanda
ömrümün de olduğunu fark ettim. Güneş nasıl buzu eritiyorsa, zamanında en büyük
sermayemiz olan ömrümüzü, ömür buzumuzu saniye saniye, dakika dakika erittiğini
düşündüm, ondan üzüldüm, bu yüzden feryâd ettim. Adamın buzların erimesine olduğu kadar
bile, ömürlerinin boşa tükenmesine içi sızlamayanlara yazıklar olsun..”


Ziya Uğur

Sitemizde sanatçıya ait toplam 20 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.