İlahi arişivimize hoşgeldiniz...

Abdullah Tamamlar-Eya Akl İle İrfanem Diyenler

Eyâ ‘akl ile ‘irfânem diyenler
Eyâ mülke Süleymân’em diyenler

Eyâ bildim diyenler cümle hâli
Eyâ vardım diyenler doğru yolu

Hakk’ı bildim diyü irşâd idersin
Yitersin minbere feryâd idersin

Ne bildin niye irdin işbu hâlde
‘Akıllar mât olupdur bu hayâlde

Buna ‘akl ile kimse irmemişdir
Gözüyle Hakk’ı kimse görmemişdir

Bu bir deryâ durur ‘akıllar irmez
Özünden geçmeyen rabbini bilmez

Dilersen bulasın kevn ü mekânı
Özünden fâriğ ol rabbini tanı

Ki sen senliğini gider aradan
Bilirsin tâ seni kimdir yaradan

Sen ü ben eylemez ol kim kişidir
Sen ü ben eylemek Şeytân işidir

Özünden gayrı kul görmez arada
Hakk’ı zâhir görür ak u karada

Dilersen olasın mahrem-i esrâr
Bu dünyâ kavgâsına uyma zinhâr

Ferâgat kıl cihânun kavgâsından
Ki nefsin kurtarasın fitnesinden

Hemân seyrâncısın seyrânun eyle
Sakın dime şu şöyledir bu böyle

Özüne gel özüne Tanrı dostu
Sana direm budur sözün dürüstü

Cihân halkının iş budur hayâli
Hayâli gice gündüz mülk ü mâlı

Eğer söyler olursan hak sözünü
Çevirir yüzünü örter gözünü

Azâzil’dir Hakk’a eylemez ikrâr
Gerekse söyle ana bunca tekrâr

Binüpdür nefs atına hâ seğirdir
İşitmez kulağı san kim sağırdır

Hemân birbirinin ‘aybın gözedir
Gönülden türlü fitneler düzedir

Nic’idüp n’idecegini bilemez
Birinin onduğun biri dilemez

Eğer mâlın vâr ise kavm u kardaş
Cihân halkı seninle cümle yoldaş

Eğer kendü hâlinde bir ‘âşıkdır
Ana dirler ki iş sevmez ışıkdır

‘Âşık olsam adım tenbel Alâî
Eğer sofu isem dirler mürâî

Dânişmende varırsam dabbetü’l-‘ard
Câhil diyü halkı bir pula saymaz

Ha bir cenkdir biri birin beğenmez
‘Ârifler Hakk’dan özge nesne bilmez

Bulurlar bir sözü bin söz iderler
Koyup doğru yolu eğri giderler

Söz ile bulmak olsa idi Hakk’ı
Uçup ‘arşa çıkaydı cüml’âfâkı

Cihânda şimdi gavgâ çoğalupdur
Cihânı fitne-i Şeytân alupdur

Eğer ‘âlim eğer sôfî vü dervîş
Hemân şöhret olupdur cümle cünbiş

Dinle imdi hem yine bir hoş haber
Yine kânından getirdim bir güher

Dinle imdi bir acâib armağan
Yine taşdı gönlüm evinde bu kân

Yine cûş eyledi ma’nâ deryâsı
Yine geldi başıma ‘aşk sevdâsı

Yine kurdum ‘ışk yayın ok atmağa
Gelmişem sarrâfa gevher satmağa

Kim ki ister ol tırâzı uş menem
Ol cânımdır câna perdepûş menem

Menem ol Bagdâd’da feryâd eyleyen
Başın oynadup ene’l-Hakk söyleyen

Yine gelsin ol bana fetvâ viren
Beni bu halka bî-tâ’atdır diyen

Dâimâ söyler bu sözü ol nâdân
Nitekim korkmaz utanmaz Tanrı’dan

Ol sâlûs kim dervîşe münkir olur
Cümle kulun sırrını Allah bilir

Bî-tâatdır diyü söyler abdâla
Söyleyin gelsin bir ulu meydâna

Görelim kendü nice tevhîd kılar
Tanrı bu bendesini bî-baht bilir

Tanrı settâra’l-‘uyûbdur hem kerîm
Hem rahîmdir hem ‘alîmdir hem halîm

Tanrı bilir günâhın her bendenin
‘Aybını yüzüne urmaz kimsenin

Ol kadîrdir lutf ile ihsân kılar
Derdlilerün derdine dermân kılar

Ben sâdıkam zerk-i tezvîr bilmezem
Her bir işde gayrı tedbîr kılmazam

Velâkin sâlus sevmez yıldızım
Hakk’ı zâhir görenedir bu sözüm

İnsân-ı kâmil içindür bu cevâb
Hayvânun nesine gerek bu hitâb

Bir nasîhatdır bu sözüm insâna
Değme kimse giremez bu ‘ummâna

Cihâna geldi insân gitmek içün
Kemal-i ma’rifet kesb itmek içün

Dinle imdi bir acâib türlü hâl
Âhiri noksâna irer her kemâl

Her sabâhın sonu da akşam olur
Her şâdîliğin âhiri gam olur

Yukarı gök aşağı yer görünür
Bilinmez biri birine bürünür

Gice gündüz döner dâim yıkılmaz
Göğün yüceligi hîç ‘akla gelmez

Göğün nerdübânı yokdur çıkılmaz
Yerin nihâyetini kimse bilmez

Bu ne kârhânedir üstâd görünmez
Bilişdir cümle eşyâ yâd görünmez

Neye baksan pâyânı yok denizdir
Bu ne yoldur ne menzildir ne izdir

Özünden yâd olanlar yâd olupdur
Bilişenler hemân âzâd olupdur

Bilişmeyen bîgânedir özüne
Zirâ bilmez vücûdu ne özü ne

Özün bilen kişi oldu haberdâr
Hemândem bir vücûd bir cân ne kim vâr

Sözü ko fâriğ ol Kaygusuz Abdal
Bu sözden açılır bunca kıyl ü kâl

Gönül Hakk’ın evidir bî-gümân bil
Dudak anın kilididir dili dil

Eğer dilim hatâ söylerse ey dil
Dilim dilim dilim dilim dil ey dil

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.