Abdullah Tamamlar-Eya Akl İle İrfanem Diyenler
Eyâ ‘akl ile ‘irfânem diyenler
Eyâ mülke Süleymân’em diyenler
Eyâ bildim diyenler cümle hâli
Eyâ vardım diyenler doğru yolu
Hakk’ı bildim diyü irşâd idersin
Yitersin minbere feryâd idersin
Ne bildin niye irdin işbu hâlde
‘Akıllar mât olupdur bu hayâlde
Buna ‘akl ile kimse irmemişdir
Gözüyle Hakk’ı kimse görmemişdir
Bu bir deryâ durur ‘akıllar irmez
Özünden geçmeyen rabbini bilmez
Dilersen bulasın kevn ü mekânı
Özünden fâriğ ol rabbini tanı
Ki sen senliğini gider aradan
Bilirsin tâ seni kimdir yaradan
Sen ü ben eylemez ol kim kişidir
Sen ü ben eylemek Şeytân işidir
Özünden gayrı kul görmez arada
Hakk’ı zâhir görür ak u karada
Dilersen olasın mahrem-i esrâr
Bu dünyâ kavgâsına uyma zinhâr
Ferâgat kıl cihânun kavgâsından
Ki nefsin kurtarasın fitnesinden
Hemân seyrâncısın seyrânun eyle
Sakın dime şu şöyledir bu böyle
Özüne gel özüne Tanrı dostu
Sana direm budur sözün dürüstü
Cihân halkının iş budur hayâli
Hayâli gice gündüz mülk ü mâlı
Eğer söyler olursan hak sözünü
Çevirir yüzünü örter gözünü
Azâzil’dir Hakk’a eylemez ikrâr
Gerekse söyle ana bunca tekrâr
Binüpdür nefs atına hâ seğirdir
İşitmez kulağı san kim sağırdır
Hemân birbirinin ‘aybın gözedir
Gönülden türlü fitneler düzedir
Nic’idüp n’idecegini bilemez
Birinin onduğun biri dilemez
Eğer mâlın vâr ise kavm u kardaş
Cihân halkı seninle cümle yoldaş
Eğer kendü hâlinde bir ‘âşıkdır
Ana dirler ki iş sevmez ışıkdır
‘Âşık olsam adım tenbel Alâî
Eğer sofu isem dirler mürâî
Dânişmende varırsam dabbetü’l-‘ard
Câhil diyü halkı bir pula saymaz
Ha bir cenkdir biri birin beğenmez
‘Ârifler Hakk’dan özge nesne bilmez
Bulurlar bir sözü bin söz iderler
Koyup doğru yolu eğri giderler
Söz ile bulmak olsa idi Hakk’ı
Uçup ‘arşa çıkaydı cüml’âfâkı
Cihânda şimdi gavgâ çoğalupdur
Cihânı fitne-i Şeytân alupdur
Eğer ‘âlim eğer sôfî vü dervîş
Hemân şöhret olupdur cümle cünbiş
Dinle imdi hem yine bir hoş haber
Yine kânından getirdim bir güher
Dinle imdi bir acâib armağan
Yine taşdı gönlüm evinde bu kân
Yine cûş eyledi ma’nâ deryâsı
Yine geldi başıma ‘aşk sevdâsı
Yine kurdum ‘ışk yayın ok atmağa
Gelmişem sarrâfa gevher satmağa
Kim ki ister ol tırâzı uş menem
Ol cânımdır câna perdepûş menem
Menem ol Bagdâd’da feryâd eyleyen
Başın oynadup ene’l-Hakk söyleyen
Yine gelsin ol bana fetvâ viren
Beni bu halka bî-tâ’atdır diyen
Dâimâ söyler bu sözü ol nâdân
Nitekim korkmaz utanmaz Tanrı’dan
Ol sâlûs kim dervîşe münkir olur
Cümle kulun sırrını Allah bilir
Bî-tâatdır diyü söyler abdâla
Söyleyin gelsin bir ulu meydâna
Görelim kendü nice tevhîd kılar
Tanrı bu bendesini bî-baht bilir
Tanrı settâra’l-‘uyûbdur hem kerîm
Hem rahîmdir hem ‘alîmdir hem halîm
Tanrı bilir günâhın her bendenin
‘Aybını yüzüne urmaz kimsenin
Ol kadîrdir lutf ile ihsân kılar
Derdlilerün derdine dermân kılar
Ben sâdıkam zerk-i tezvîr bilmezem
Her bir işde gayrı tedbîr kılmazam
Velâkin sâlus sevmez yıldızım
Hakk’ı zâhir görenedir bu sözüm
İnsân-ı kâmil içindür bu cevâb
Hayvânun nesine gerek bu hitâb
Bir nasîhatdır bu sözüm insâna
Değme kimse giremez bu ‘ummâna
Cihâna geldi insân gitmek içün
Kemal-i ma’rifet kesb itmek içün
Dinle imdi bir acâib türlü hâl
Âhiri noksâna irer her kemâl
Her sabâhın sonu da akşam olur
Her şâdîliğin âhiri gam olur
Yukarı gök aşağı yer görünür
Bilinmez biri birine bürünür
Gice gündüz döner dâim yıkılmaz
Göğün yüceligi hîç ‘akla gelmez
Göğün nerdübânı yokdur çıkılmaz
Yerin nihâyetini kimse bilmez
Bu ne kârhânedir üstâd görünmez
Bilişdir cümle eşyâ yâd görünmez
Neye baksan pâyânı yok denizdir
Bu ne yoldur ne menzildir ne izdir
Özünden yâd olanlar yâd olupdur
Bilişenler hemân âzâd olupdur
Bilişmeyen bîgânedir özüne
Zirâ bilmez vücûdu ne özü ne
Özün bilen kişi oldu haberdâr
Hemândem bir vücûd bir cân ne kim vâr
Sözü ko fâriğ ol Kaygusuz Abdal
Bu sözden açılır bunca kıyl ü kâl
Gönül Hakk’ın evidir bî-gümân bil
Dudak anın kilididir dili dil
Eğer dilim hatâ söylerse ey dil
Dilim dilim dilim dilim dil ey dil
Abdullah Tamamlar
Sitemizde sanatçıya ait toplam 50 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.