Sedat Özdemir-Mülazım Yusuf'un Vefatı
Gemi Akbaş’tan İstanbul’a yol alıyordu
Bazen erzak icabında asker getirirdi
Gemi dolusu yaralı hasta taşıyordu
İstanbul Sirkeci’ye sonrası ulaşırdı.
Hamza koştu;“Kaptan baba, biri seni ister,”
Alt katta bir mülazım, Çanakkale’den gelir
Yusuf Efendi, genç bir teğmen, yaralıydı
“Ruhumu vericem, hocama teslim edin,”dedi.
Gözlerinde teslimiyet, dudağında tesbih
Kalmadı nefes, ulviyet içinde uçtu ruh
O uyuyor gibiydi, oysa çoktan gitmişti
Kamaraya yatırdım, gönlüm sızılamıştı.
İstanbul’a Sirkeci Rıhtımı’na yanaştık,
Son bir kez görmek için kapıyı açmıştık
Ne göreyim, kamara gül kokusu içinde
Her yer nur dolmuş, Yusuf’un tebessüm yüzünde.
Sağında ve solunda iki zat oturuyor
Kur’an-ı Kerim okuyor, kalp huzur buluyor
Güzelliklerini anlatmayı diller bilmez
Onlar kayboldu, anı anlatmaya güç yetmez.
Bu dünyadan mıydı, yoksa bam başka bir diyar?
Ruhun şad olsun Yusuf, nurun daima parlar
Geminin kamarasına maneviyat dolar
Çanakkale yüreğimizde her zaman yaşar.
Yıl 1971 İstanbul, yapı işleri hızlanır
Çevreyolu inşası Edirnekapı dadır
Şehitliğin sessiz topraklarının altında
Bir tarih yatar, hatıralar saklar bağrında.
Karayolu işçileri kazma kürek alır,
Bir kabir açılır, yürekler yanar, yakılır
Toprak altından bir subay çıkar o kazıdan
Elbise sağlam, vücudu arınmış zamandan.
Pantolonun iki yanında kırmızı çizgi
Gözleri kapalı, yüzünde bir tebessümü
Yenice dalmış gibi huzur içinde durur
Sanki yatağında uzanmış rahatca uyur.
Mezar taşı dilsiz, adı sanı yazılmamış
Çanakkale’nin erdemli destanına katılmış
İnceleme sonucu bir isim gelir dilde
“Mülazım Yusuf,” derler, yer bulur her gönülde.
Ey âzîz şehit, sen ki toprağa emanetsin
Vatan uğruna can verdin, ebedî yaşarsın
Her karış vatan toprağında senin izin, hakkın var
Ruhun şâd, mekanın en yüksek cennetler,
Mübarek olsun…
Sedat Özdemir
Sitemizde sanatçıya ait toplam 42 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.