Erkam-Sevgili
Ya Resulallah, Ya Habiballah Ya Resulallah, Ya Habiballah
Ey sevgi sultanı! Yazmak seni satırlara, yazmak seni gökyüzünün o mavi satırlarına… Seni yazamayacağım belki, kalemler mürekkepler yetmeyecek. Anlatamayacağım seni belki, nefesler yetmeyecek. Hüzünlerim artacak, gözlerim dolacak bir mescit köşesinde yalnızlığın pençesinde…
Sensizliğin, seni görememenin hasretini çekeceğim belki de kim bilir. Kim bilir belki sensiz, seni anlayamadan, seni yaşayamadan öleceğim.
Ey yaratılmışlar sultanı! Çok korkuyorum sana layık olamamaktan. Senin yaratılışın hürmetine yaratıldığımı, yine senin hatırına en değerli varlık olduğumu, yalvarmayı da unuttum sultanım. Rabbimin rahmetini ve şefkatini bildiğim halde, ey cennetler sultanı, hayal bile edemiyorum sensiz ebedi bir hayatı. Senin şefkat ve merhametin yeter tüm insanlığa. Ama ben layık olabilecek miyim sana?
Ya Resulallah, ya Habiballah Ya Resulallah, ya Habiballah
Ey şefkat sultanı! Ömrüm hep günahlarla dolu. Pişmanlığım seni anlayamamaktır. Özürlerim, yalvarmalarım, dualarım hep Yaradan’a, o yüce Mevla’ya; affetsin diye beni, affetsin diye beni haykırıyorum. Tut ellerimden, tut ne olur! Ancak senin sevginle ulaşırım Rabbime. Bu günahkâr bedenimi ne olur, ne olur şefaatinden ve sevginden mahrum eyleme. Dualarımda sen, gözyaşlarımda sen… Sensin ey Muhammed Mustafa!
Ey hicret sultanı! Bana durmak yok bundan sonra. Çıktım artık kurtuluşa giden huzur dolu yola. Bakmayacağım artık ne sağıma ne de soluma. Yaşayacağım seni, ismin her anıldığında ey Muhammed Mustafa, titreyecek artık bedenim. Ey hicret sultanı! Sanadır, sanadır benim hicretim ya Habiballah.
Ya Resulallah, Ya Habiballah.


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.